YAPRAK GÜBRELEMESİ


1.Giriş

Dünya nüfusunun gün geçtikçe artması gıda ihtiyacının hızlı artmasına sebep olmaktadır. Tarım alanlarının sınırlı olduğu dikkate alınırsa artan gıda maddesi ihtiyacının birim alandan daha çok ürün elde ederek karşılanabileceği ortadadır. Topraktan bitkilerin kaldırdığı besin elementlerinin tekrar iade edilmesi gerekir. Aksi halde toprak gittikçe verimsizleşecek ve elde edilen ürün gün geçtikçe azalacaktır. İşte birim üründen daha fazla ürün elde etmek ve topraktan bitkilerin kaldırdığı besin maddelerini iade etmek amacıyla toprağa organik ve inorganik maddelerin ilave edilmesine gübreleme denir. Organik ve mineral gübreler toprağa uygulanabildikleri gibi toprak üstü aksamlara, özellikle bitkilerin yapraklarına da uygulanabilmektedir. Yani bitkilerin pirimer besin alma organları kökleridir. Sekonder olarak ta yapraklar ve sınırlı olsa da diğer toprak üstü aksamlarından besin maddesi alabilmektedir.

Yapraklar ve diğer toprak üstü organlar bir yandan fotosentez işlemlerini bir yandan sürdürürken diğer yandan da suda çözülmüş organik ve inorganik maddeleri iyon şeklinde üte ve metal kleytler gibi maddeleri molekül şeklinde ve CO2, O2 ve SO2 gibi besin maddelerini de gaz halinde absorbe ederler.

Yapraklardan özellikle N, P, K gibi makro besin elementlerinin püskürtülerek verilmesi pek ekonomik ve yaygın değildir. Zira yaprakların absorbsiyon hızları son derece düşüktür ve bitkinin ihtiyaç duyduğu besin elementi yanında son derece sınırlı kalır. Gerçi son yıllarda topraktan gübrelemeye destek olarak özellikle üre uygulaması yaygınlaşmaktadır. Ancak tek başına yapraktan uygulamak yeterli değildir. Bu sebeple bitkilere yapraktan daha az ihtiyaç duydukları mikro besin elementlerinin verilmesi daha uygun ve daha yaygındır.

Sonuç olarak gübrelerin bitki toprak üstü kesimlerine genellikle sıvı biçimde ve püskürtülerek uygulanmalarına yaprak gübrelemesi denir. Bitkilerin yapraklarına püskürtülerek verilen ve içinde bir veya birden fazla bitki besin elementi bulunan çözeltilere de yaprak gübreleri denir.

2. Yapraklardan Besin Maddesi Alımı

Yaprak ayasının 1cm 2 sinde 20-40 cm boyunda 150-300 tane gözenek bulunmaktadır. Yapraklardaki hava boşluklarının kutin ile kaplı olması ve içinde gaz bulunması yaprağa verilen besin maddelerinin içeri girmesine engel oluşturur. Tranprasyonla su ve salgılanan maddelerin dişarı atılması gözenekler yoluyla gerçekleştiğinden verilen besin maddelerinde aynı şekilde gözeneklerle yaprağa girdiği kabul edilmektedir.
Bitki besin elementleri 3 yolla yaprağa girerler.

1. Yaprağın ıslatılmasıyla kutikula tabakası ıslanır ve kutin kabarmaya başlayarak genişler (Şekil 1) böylece kutikula tabakasında bulunana mumsu tanecikler arasındaki aralık büyür. Ve besin maddeleri diffizyon yoluyla hücre duvarlarından içeriye girerler. Burada epidermi hücreleri arasındaki kanalcıklardan ya doğrudan hücre plazma menbranına ve oradan da enerji kullanarak hücre içine alınır, yahut da komşu hücre duvarları arasında bulunan kanalcıklar yardımıyla etrafa dağılır ve herhangi bir noktadan hücreye girerler.

yaprak_gubre.jpg
Şekil 1. Kutikula tabakasından besin elementlerinin geçişi

2. Çözeltilerdeki gerilim düşürücü maddeler yardımıyla stomalardan yaprakların solunum boşluklarına girerler. (Şekil 2).

yaprak_gubre1.jpg
Şekil 2. Stomalardan besin elementi girişi

3. Besin maddeleri epidermi hücrelerinin plazmaları tarafından alındıktan sonra plazmalar arası bağlantılar yoluyla hücreden hücreye geçerler. (Şekil 3) Bitkiler yaşlandıkça kutikula tabakası kalınlaşırken mumsu tanecikler büyür ve esnekliklerini kaybederler. İşte bundan dolayı yaşlı bitki ve yapraklara püskürtülen besin maddelerini gençlere göre daha yavaş alırlar. Kutikula ve mumsu tanecikler yaprakların üst yüzeylerinde, gözenekler ise alt yüzeylerinde fazla bulunurlar.

yaprak_gubre2.jpg
Şekil 3. Yaprağa besin elementi girişi ve taşınması

3. Yapraktan Besin Maddelerinin Alınma Hızı Ve Bitkilerdeki Hareketlilikler

Gübrelerin etkinlikleri besin maddelerinin yapraktan alınma hızlarına ve bitkilerdeki hareketliklilerine bağlıdır besin maddelerinin alınma hızları ve bitki bünyesinde taşınmaları önemli farklılıklar göstermektedir. Konsantrasyonlarının az yada çok oluşu taşınmanın aktif yada pasif şekilde olmasını tayin eder. Düşük konsantrasyonlarda aktif şekilde yüksek konsantrasyonlarda ise pasif şekilde taşınırlar. Yavaş alınan besin maddelerinin bitkideki konsantrasyonu düşük olacağından taşınma daha kolay olur. Hızlı alınan besin elementlerinin hücredeki konsantrasyonu artacağından diğer besin maddelerinin alımında engellenmesi, taşınımın güç olması, bununla birlikte toksik etki göstermesi söz konusudur.

Besin elementlerinin yapraktan alınma hızları ve bitkilerdeki hareketlilikleri Tablo 1 de görülmektedir. Öte yandan besin elementlerinin çeşitli bitkilerden yüzde 50 sinin absorbe edilmesi için geçen sürede Tablo 2 de verilmiştir. Tablodan da anlaşılacağı gibi besin elementlerinin alınma hızları alınma sürelerini de önemli ölçüde etkilemektedir.

Tablo 1. Besin elementlerinin yapraktan alınma hızları ve bitkilerdeki hareketlilikleri
yaprak_gubre3.jpg

Tablo 2. Besin elementlerinin çeşitli bitkilerden yüzde 50 sinin absorbe edilmesi için geçen süre
yaprak_gubre4.jpg

4. Besin Maddelerinin Yapraktan Alımını Etkileyen Faktörler
a. Bitkinin Türü ve Absorbsiyonu Yapan Organın Morfolojik Özellikleri

Yapılan araştırmalar besin elementlerinin alınmasının çeşitli bitkilerin yapraklarında, aynı bitkinin farklı yapraklarında hatta aynı yaprağın değişik kısımlarında farklılıkların olduğunu ortaya koymuştur. Geniş yapraklı bitkilerde yaprak gübreleri daha etkili olmaktadır. Ayrıca bitkilerin yaşlanmasıyla kutikula tabakasının büyümesi ve mumsu tabakanın kalınlaşması da besin elementlerinin genç yapraklarda yaşlılardan daha hızlı alınmasına neden olmaktadır.

b. Bitkilerin Beslenme Durumu

Kök bölgesinde elverişli fosfor konsantrasyonun yüksek olması yapraklarda olan fosfor absorbsiyonun azalmasına neden olduğunu gösteren bir çok araştırma vardır.

c. Yaprak Gübrelerinin pH’sı ve Taşıyıcı İyonun Etkisi

Bitki besin elementlerinin çoğunun çözünürlüğü düşük pH değerlerinde yüksek olduğundan bu reaksiyonlarda besin maddelerinin yapraktan absorbsiyonu fazladır. Bu nedenle yaprak gübrelerinin pH değerleri genellikle 5-6,5 arasında olması gerekir. Taşıyıcı olarak ta anyon ve katyon yerine kleytlerin kullanılması ile besin elementlerinin yapraktan alınması daha fazla olur.

Kleyt organik yapılı mikro element gübrelerine verilen isimdir. Kleytler (Şelat) metalik tuzların doğal veya sentetik organik kompleksler ile reaksiyonu sonucu elde edilir. Böylece organik komplekse bağlanan mikro elementin toprakla reaksiyonu önlenerek yararlılığı artırılır. Günümüzde 5 ayrı yapıda kleyt üretilmektedir.
1. EDTA: Ethylendiamın tetra asetik asit
2. EDDHA: Etilandiamin di-o-hidroksifonil asetik asit
3. HEDTA:Hidroksietilendidiamıntri asetik asit
4. DTPA: Dietilentriamin penta asetik asit
5. NTA: Nitrotri asetik asit

Kleyt formundaki mikro element gübreleri ineorganik yapılı olanlardan en az 10 kat daha etkilidir. Ancak çok pahalı olduklarından kullanılmaları her zaman ekonomik olmayabilir. Bu gübrelerin piyasada en çok bulunanları genellikle ağır metal kleytleridir.

d. Yaprak Gübrelerine İlave edilen Kimyasal Maddelerin Etkisi

Yaprak gübrelerine yayıcı, nemlendirici, yapıştırıcı ve aktivatör maddelerin ilave edilmeleriyle bitkilerin gübrelerden daha fazla yararlanmaları sağlanabilmektedir. Tutucu madde hem püskürtülen çözeltinin ince bir tabaka halinde yaprak yüzeyinde kalmasını sağlar, hemde püskürtülerek uygulanan çözeltideki suyun yaprak yüzeyindeki gerilimini azaltmak suretiyle besin maddelerinin absorbsiyonlarının artırabilmektedir.

Yaprak yüzeyinde su tabakası ne kadar uzun kalırsa iyonların yaprağa girişide o kadar kolay olur. Aksi halde iyonlar kristalize olarak daha fazla derine nufuz edemezler. Püskürtülen soluoyona bu amaçla gliserin, glikoz, fruktoz, sakkaroz gibi çeşitli maddeler katılır. Mesela yüzde 1-2 ‘lik gliserin ilavesiyle KH2PO4’ın absorbsiyonunun 2-3 kat arttığı; yüzde 5’lik glikoz, fruktoz ve sakkaroz ilavesiyle buğdayda fosfor absorbsiyonun 3 kat arttığı belirlenmiştir.

e. Yaprak Gübresinin Uygulama Konsantrasyonları ve Damlacık Büyüklüğünün Etkisi
Püskürtülerek uygulanan gübrelerin belli konsantrasyonları geçmemesi gerekir, ayrıca düşük konsantrasyonlarda besin elementlerinin absorbsiyon hızı artar.

Damlacık büyüklüğü mümkün mertebe büyük olmalıdır. (0,1-0,2mm) zira damlacık çapı küçüldükçe absorbsiyon artar.

f. Işık, Sıcaklık, Rüzgar, ve Nisbi Nemin Etkisi

Güneş ışınlarının dik geldiği zaman gözenekler fazla su kaybını önlemek için kaplı olduğundan, yapraktan gübreleme serin ve bulutlu günlerde yada sabahın erken saatleriyle akşamın geç saatleri arasında ve mümkünse rüzgarsız havalarda yapılmalıdır.

5. Yapraktan Gübreleme Hangi Durumlarda Uygulanmalıdır
a. Toprağın Besin Elementi Düzeyinin Düşük Olması

Kireçli topraklarda Fe noksanlığı, yüksek organik madde içerikli topraklarda ve pH’ sı yüksek ortamlarda Mn noksanlığı ve asidik ortamlarda Mo noksanlığı halinde yapraktan gübreleme yararlıdır.

b. Pulluk Tabakasının Nem Düzeyinin Düşük Olması

Kurak ve yarı kurak yörelerde toprağın üst katmanları sürekli koruma eğilimdedir. Bu ise bitkilerin yeterince besin maddesi almasını engeller. Böyle ortamlarda toprakta gübrelemenin etkisi sınırlı kalır ki buralarda yaprakta gübreleme yararlı olur.

c. Kök Sistemde Arazların Farlığı
Dane oluşumu devresinde kök sisteminde arazların meydana gelmesi halinde yapraktan gübreleme yapılabilir. Bu yolla kök sistemi arızası nedeniyle gecikerek genaratif gelişme önlenmiş olur.

d. Danede Protein oranın yükselmesi
Tüketicinin arzusu doğrultusunda protein miktarını artırmak amacıyla bir miktar N li bileşikler verilmesi depo organlarında protein oluşum ve birikimini hızlandırır.

e. Ca Elementinin Floem Borusundaki Hareketsizliği
Bazı meyve ağaçlarında Ca noksanlığı görülür. Ca ‘nın hareketsizliği aynı zamanda yaprakta yapılan gübrelemeyide etkisiz kılar bununla beraber özellikle elma ağaçlarında yapraktan gübrelemenin birkaç defa tekrarlanması veya meyveye doğrudan verilmesi yararlı olabilmekte ve hasat sonrası meyve dayanımını artırmaktadır.

6. Yaprak Gübrelerinin Hazırlanması

Yaprak gübrelerinin hazırlanmadan önce ne amaçla yaprak gübresi hazırladığımızı ve hangi besin elementinin ne kadar konsatrasyonda verileceğini belirlememiz gerekir. Ayrıca işçilik ve zaman tasarruf amacıyla hazırlanan yaprak gübreleri pestisitlerle karıştırarak verilebilir. Ancak bu arada dikkat edilmesi gereken husus kalsiyum ve sülfür içerikli yaprak gübreleri alkali reaksiyonlu pestistlerle karıştırılmamalıdır. Zira bu durumda yaprak gübresi bitkiye uygulanmadan çökelir. Çeşitli besin maddelerini ihtiva eden yaprak gübrelerinin hazırlanması Tablo 3 ‘te görülmektedir.

Tablo 3. Çeşitli besin maddelerini ihtiva eden yaprak gübrelerinin hazırlanması
yaprak_gubre5.jpg

7. Yapraktan Gübre Uygulamasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

a. Tahıllarda çimlenmeden 3 yaprak oluşumuna kadar ve başak sürümünün başlangıcı ile çiçeklenmede, şekerpancarında 5 yaprak oluşumuna kadar, yem bitkilerinde ise biçimden 1 gün sonra gübreleme yapılmamalıdır.
b. Çiçeklenme döneminde ve meyve oluşumunun başlangıcında yapraktan gübreleme yapılmamalıdır.
c. Yapraklar alttan gübrelenmelidir. Üstten gübreleme mercek oluşumu ve tuz birikimi ile yakıcı etki yapabilir.
d. Güneşin dik geldiği zaman gözenekler fazla su kaybını önlemek için kapalı olacağından gübreleme sabah erken ve akşam geç saatlerde ve mümkünse rüzgarsız havalarda yapılmalıdır.
e. Çözelti konsantrasyonu iyi ayarlanmalıdır.
f. Yapraktan gübrelemede püskürtülen su damlacıklarının büyüklüğü 0,1-0,2 mm gibi küçük olmalıdır.
g. Üre gibi yakıcı gübreler uygulandığında içine çözeltinin pH’ sının düşürülmesi için silikon içerikli bazı maddeler eklenmesi absorbsiyonu artırdığı gibi yaprakların zaratr görmesini de önler.

8. Yapraktan Gübrelemede Rastlanan Bazı Olumsuzluklar

a. Kahve ve turunçgil gibi bazı bitkilerde yapraktan gübrelemenin etkisi, bunların yapraklarının absorbsiyon hızları çok düşük olduğundan sınırlı kalmaktadır.
b. Hidrofobik (su sevmeyen) özelliğe sahip bitki yapraklarının yüzeylerinden besin elementi çözeltileri akarak uzaklaşır ve yine besin elementlerinin etkisi sınırlı kalır.
c. Yağışlı bölgelerde ve sulama sularıyla besin elementleri yapraklardan kolaylıkla yıkanabilir.
d. Kurak ve yarı kurak bölgelerde püskürtülen besin maddeleri, çözelti hızla kuruduğundan nitratlı gübrelerde olduğu gibi tuz oluşturarak dokuda yanma ve nekrotik belirtilere yol açar.
e. Ca gibi hareketsiz besin elementlerinin bir yapraktan diğer yaprağa geçişi sınırlı kaldığından eğer homojen bir gübreleme yapılmamışsa dengeli bir beslenme gerçekleşmeyebilir.


ÜRÜNÜNÜZ BOL VE BEREKETLİ OLSUN

Kaynak: EĞİRDİR BAHÇE KÜLTÜRLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ