Etiketlenen üyelerin listesi

Toplam 5 adet sonuctan sayfa başı 1 ile 5 arası kadar sonuç gösteriliyor.
  1. #1
    Moderatör ayoruk81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Nereden
    Düzce
    Mesajlar
    1.731
    Beğen
    1.376
    Beğenilmiş
    594

    Mandalina Yetiştiriciliği

    MANDALİNA YETİŞTİRİCİLİĞİ



    1. Tanımı ve Önemi

    Mandalina (Citrus reticulata ); ılıman iklime sahip bütün memleketlerde kültür şekilleri yetiştirilen, yaprak dökmeyen, uçucu yağ taşıyan bu küçük ağaçların meyveleri ülkemizde çok sevilir. Ege, Akdeniz ve Doğu Karadeniz Bölgelerinde bol miktarda üretilmektedir. Narenciye üretimimizin yaklaşık %25’ini teşkil eder. Tatlı, kokulu, lezzetli, vitamince zengin bir meyvedir.

    Ticari olarak yetiştiriciliği yapılan turunçgil türleri içerisinde düşük sıcaklıklara en dayanıklısı buna karşılık meyveleri düşük sıcaklıklara en hassas olanıdır. Mandalina çeşitlerinin olgunluk dönemleri aylara yayılmış durumdadır. Meyve kabuk renkleri açık sarıdan koyu kırmızıya kadar çeşitlilik ihtiva eder. En çok sevilen narenciye türlerinden biridir.

    mandalina.jpg
    Fotoğraf 1: Mandalina

    Mandalina meyvesi olgunlaştığında ağaç üzerinde uzun süre kalmaz; bu nedenle hasat zamanı çok iyi tespit edilmelidir.

    Mandalinalar;
    Kolay soyulmaları nedeniyle özellikle çocuklar tarafından çok sevilmesi,
    Pazarlamada kolaylıklar sağlaması,
    Soğuğa dayanıklı olmaları,
    Farklı dönemlerde olgunlaşan çeşitlerinin bulunması,
    Çekirdeksiz çeşitlerinin bulunması,
    Periyodisite göstermeyen çeşitlerinin bulunması nedeniyle tüketimi cazip meyvelerdir.

    Japonya'da yapılan iki farklı araştırmaya göre mandalina yiyenlerin kansere yakalanma riski azalmaktadır. Düzenli olarak turunçgillerle beslenen 1073 kişi üzerinde yapılan testlerde ortaya çıkan sonuçlara göre; mandalinada bulunan ve ona turuncu rengini veren 'karoten' maddesi, insanlarda karaciğer hastalıkları, damar sertliği ve şeker hastalığı riskini azaltmaktadır. Kyoto Üniversitesi'nde yapılan diğer bir araştırmada ise mandalina suyu içen hepatit hastalarının karaciğer kanserine yakalanmadıkları tespit edildi.

    2. Çeşitleri

    Mevcut turunçgil üretimimizin ¼’nü mandalinalar oluşturur. Başlıca önemli mandalina çeşitleri ve özellikleri aşağıda kısaca verilmiştir.

    2.1. Satsuma (Owari) Mandalina


    mandalina1.jpg
    Fotoğraf 2: Satsuma (Owari) mandalina

    Satsuma mandalinası, Türkiye'ye ilk defa Japonya'dan Batum yoluyla doğu Karadeniz bölgesine girmiştir. Daha sonra, özellikle Ege Bölgesinde ekolojisine uygun sahalar bularak büyük alanlara yayılmıştır. Ülkemizde yetiştirilen satsumaların tümü owari grubunda yer almaktadır. Tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilen ve tanınan bir çeşittir. Ticari öneme sahip turunçgil çeşitleri arasında soğuğa en dayanıklı çeşit olarak bilinir.

    Meyve kabuğu, hasat döneminde sarımsı portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuğun meyve etine bağlılığı gevşektir. Depolama ve taşımaya elverişlidir. Puflaşma eğilimi fazladır. Meyveler orta büyüklükte, basık şekillidir. Meyve eti, koyu portakal rengindedir. Sulu, aromalı ve kalitesi yüksek bir çeşittir. Mandalina meyvesi çekirdeksizdir. Verimli bir çeşit olup düzenli meyve verir ve periyodisiteye eğilimi azdır. Ağaçlar yayvan taçlıdır. Erkenci bir çeşittir. Ekim ayı ortalarında olgunlaşır ve olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde fazla kalamaz.

    2.2. Klemantine Mandalina

    Cezayir'de doğal mutasyon veya melezleme sonucunda elde edilmiş bir çeşittir. Ülkemize 1936 yılında İtalya'dan getirilmiş olup yetiştiriciliği daha çok Akdeniz Bölgesinde yaygınlık kazanmıştır.

    Ağaçları orta büyüklükte, sık yapraklı ve çok dallı olup, yuvarlak bir taç oluşturur. Meyve kabuğu koyu portakal renginde, hafif pürüzlü görünümdedir. Kabuğun meyve etine bağlılığı orta sıkıdır. Fakat kolay soyulabilir. Diğer mandalinalar kadar puflaşma göstermez. Meyve eti koyu portakal renkte, gevrek, sulu ve aromalıdır. Tozlayıcı çeşide bağlı olarak çekirdek sayısı artabilir.

    mandalina2.jpg
    Fotoğraf 3: Klemantine mandalina

    Verimli bir çeşittir, periyodisite eğilimi azdır. İyi verim elde etmek için bahçe içerisinde yeterli miktarda tozlayıcı çeşit konulması veya hormon uygulaması yapılması gerekir. Soğuğa oldukça dayanıklıdır. Klemantin mandalinası erkenci bir çeşit olup meyveleri ekim ayı sonu - kasım ayı ortalarında olgunlaşır.

    2.3. Okitsu Wase Mandalina

    Okitsu, miyagawa satsuma çeşidinden kontrollü melezleme sonucunda nüseller çöğür olarak elde edilmiştir. Japonya'da en yaygın ikinci satsuma çeşididir. Son yıllarda İspanya'da da yetiştiriciliği yayılmaya başlamıştır. Ülkemiz için yeni çeşitlerden biridir.

    mandalina3.jpg
    Fotoğraf 4: Okitsu wase mandalina

    Ağaçları güçlüdür. Genç ve güçlü dalları dikenlere sahiptir. Bu çeşit, erkenciliği, iri meyve yapısı ve erken meyveye yatması nedeniyle 1996 yılından itibaren Doğu Akdeniz Bölgesinde yaygınlık göstermeye başlamıştır. Satsuma grubu içerisinde dikene sahip tek çeşittir. Meyveleri oldukça büyük ve yassıdır.

    Meyve kabuğu, portakal renginde, hafif pürüzlü, meyve etine bağlılığı gevşek olup kolay soyulabilir. Meyve eti koyu-portakal renginde, tatlı, asit oranı düşük ve lezzetlidir. Owari'den 3-5 hafta daha erkencidir.

    mandalina4.jpg
    Fotoğraf 5: Okitsu wase mandalina bahçesi

    Meyvenin olgunlaşma zamanı eylül sonu ekim aylarıdır, periyodisiteye eğilimi azdır. Depolamaya elverişlidir.

    Son yıllarda İspanya'da Clausellina'ya olan ilgi azaldığından Okitsu'nun dikimleri artmıştır. Arjantin ve Uruguay'da da en popüler çeşitlerden biridir. Ülkemizde, adaptasyon çalışmaları henüz tamamlanmamıştır.

    2.4. Clausellina Mandalina

    Clausellina, satsuma owari çeşidinden göz mutasyonu sonucunda oluşmuştur. Ağaçları owariden daha yavaş büyür ve daha küçük taç oluşturur. Meyve kabuğu sarımsı-portakal renginde, hafif pürüzlü, meyve etine gevşek bağlı ve kolay soyulabilir şeklindedir. Meyve eti koyu-portakal renginde, owariden daha az kalitelidir. Çekirdeksizdir. Meyve iç olgunluğa, dış olgunluktan çok önce ulaşır; bu nedenle sararma işlemine ihtiyaç duyulmaktadır.

    mandalina5.jpg
    Fotoğraf 6: Clausellina mandalina

    Owari'den üç hafta daha erkenci olup olgunlaşma zamanı eylül sonu ekim ayıdır. Ağaç yapısı küçük olduğundan sık dikime uygundur. İspanya'da bir miktar yayılma alanı bulmuştur; ancak, Okitsu'nun daha kaliteli ve erkenci olmasından dolayı Clausellina üreticiler tarafından artık tercih edilmemektedir. Ülkemiz için yeni çeşitlerden biri olup henüz adaptasyon çalışmaları yapılmamıştır.

    2.5. Marisol Mandalina

    Marisol, bir klemantin seleksiyonu olan Oroval'den göz mutasyonu sonucunda elde edilmiştir. Soğuğa dayanıklı bir çeşittir. Meyve kabuğu portakal renginde hafif pürüzlüdür. Meyve kabuğu, meyve etine orta sıkı derecede bağlıdır. Meyveler büyük ve lezzetlidir. Meyveler ilk renk değişimi gösterdiğinde hasat edilir ve sarartma işlemine tabi tutulur. Ağaç üzerinde uzun süre bekletilirse puflaşma gösterir ve kalite kaybına uğrar. Taşıma ve depolamaya uygundur. Oroval'den iki hafta erken, Owari'yle aynı tarihte olgunlaşması Marisol'u son yıllarda piyasanın aranılan bir çeşidi yapmıştır.

    mandalina6.jpg
    Fotoğraf 7: Marisol mandalina

    Olgunlaşma zamanı eylül sonu ekim başlarıdır. Bu çeşidin en olumsuz özelliği Akdeniz meyve sineğine olan duyarlılığıdır. Meyvenin tamamı bu sebepten dökülebilir. Ülkemiz için yeni bir çeşit olan marisol ile ilgili adaptasyon çalışmaları henüz
    tamamlanmamıştır.

    2.6. Fremont Mandalina

    Klemantin ve porkan mandalinalarının melezlenmesi sonucunda elde edilmiştir. Türkiye'ye 1967 ve 1973 yıllarında ABD'den yapılan introdüksiyonlarla getirilmiştir. Ağaçları orta kuvvetlidir ve dikine büyür, dalları dikensizdir, erken yaşta meyveye yatar. Meyve kabuğu koyu kırmızı - portakal renkli parlak ve pürüzsüzdür. Kabuk meyve etine sıkı bağlı ve çok gevrek olduğundan soyulurken küçük parçalara ayrılır. Taşıma ve depolamaya elverişlidir. Meyveler yuvarlak şekilli ve çok çekirdeklidir. Periyodisite gösterir. Fazla meyve tutması sebebiyle meyveler küçük olur, seyreltme işlemi gerekir. Olgunlaşma zamanı aralık-ocak ayıdır.

    Periyodisite göstermesi, meyvenin zor soyulması, çok çekirdekli olması gibi olumsuz özelliklerine rağmen albenisinin yüksek olması, meyve suyunun çok tatlı ve lezzetli olması, erken verime yatması, sık dikime uygun olması bu çeşidin önemini artırmaktadır.

    mandalina7.jpg
    Fotoğraf 8: Fremont Mandalina

    Türkiye'de özellikle Adana-Mersin dolaylarında yetiştiriciliği yapılan bir çeşittir. Başka yörelerde yetiştirildiğinde çok küçük meyve verdiği için üretiminden vazgeçilmiştir. Orta Doğu Ülkeleri dışında ihraç edilmemektedir.
    adneser (29-03-2016), Miss_Menas  (29-03-2016) Bunu beğendi.
    Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz(Anonim)

  2. #2
    Moderatör ayoruk81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Nereden
    Düzce
    Mesajlar
    1.731
    Beğen
    1.376
    Beğenilmiş
    594
    2.7. Nova Mandalina

    Nova, klemantin mandalinası ve Orlanda tangelosunun melezlenmesi sonucunda elde edilmiştir. Türkiye'ye 1967 ve 1973 yıllarında yapılan introdüksiyonlarla girmiştir. Soğuğa dayanıklı bir çeşittir. Ağaçları büyük, kuvvetli, parlak yapraklı, dikenli ve verimli bir çeşittir. Meyve kabuğu parlak, portakal renkli, hafif pürüzlüdür. Kabuk meyve etine sıkı bağlıdır. Meyveler hafif basık şekillidir.

    mandalina8.jpg
    Fotoğraf 9: Nova mandalina

    Oldukça büyük ve lezzetli meyvelere sahiptir. Meyve eti kalitesi çok yüksektir. Kabuk, meyve etine sıkı bağlı, soyulması çok kolay değildir. Meyve, puflaşmadan uzun süre ağaç üzerinde kalabilir. Periyodisiteye eğilimi azdır. Olgunlaşma zamanı kasım-aralık ayıdır. Doğu Akdeniz Bölgesinde hızla yayılmaktadır.

    2.8. Robinson Mandalina

    Robinson, klemantin mandalinası ile Orlanda tangelosunun melezidir. ABD'den 1967 ve 1973 yıllarında yapılan introdüksiyonlarla Türkiye'ye girmiştir. Ağaçların dalları dikensiz, kırılmalara eğilimli, yaprakları mızrak biçiminde ve geniştir. Meyveler sapa bağlandığı noktada ufak bir boyuna sahiptir. Meyve kabuğu ince, pürüzsüz, meyve etine sıkı bağlı olmasına karşın, kolay soyulabilmektedir. Taşıma ve depolamaya elverişlidir. Çekirdek miktarı tozlayıcıya göre değişkenlik gösterir. Puflaşmaya eğilimi azdır.

    mandalina9.jpg
    Fotoğraf 10: Robinson mandalinası

    Verimli bir çeşit olup periyodisiteye eğilimi çok azdır. Düzenli meyve verir. Erkenci bir çeşittir. Meyveler kasım - aralık ayında olgunlaşır ve ağaç üzerinde uzun süre kalabilir. Dökümlere dayanıklıdır. Türkiye'de hızlı gelişmesi beklenen bir çeşittir.

    2.9. Lee Mandalina

    Klemantin mandalinası ile Orlanda tangelosunun melezidir. Ülkemize 1967 yılında ABD'den getirilmiştir.

    mandalina10.jpg
    Fotoğraf 11: Lee Mandalina

    Meyveler; orta büyüklükte, hafif basık, ince kabuklu, kabuk ete yapışık fakat kolay soyulabilir durumdadır. Meyvenin dış görünüşü düzgün ve parlak, olgunlukta renk koyu sarımı-portakaldır. Meyve eti portakal renginde, bol sulu, lezzetli ve aromalıdır. Olgunlaşma zamanı kasım-aralık aylarıdır. Ağaçları dikensiz orta büyüklükte, yaprakları mızrak şeklindedir. Meyve kalitesi çok yüksek değildir; bu yüzden, Florida'da yerini kalitesi ve verimi daha yüksek olan Robinson ve olgunlaşma zamanı aynı olan Nova'ya bırakmıştır.

    2.10. Fairchild Mandalina

    Klemantin mandalinası ve Orlanda tangelosunun melezlenmesi sonucunda elde edilmiştir. 1967 ve 1973 yıllarında ABD'den yapılan introdüksiyonlarla Türkiye'ye girmiştir. Meyveleri orta büyüklükte ve biraz basık şekildedir. Meyve kabuğu orta kalınlıkta ve kolay soyulabilir, meyvenin dış görünüşü parlak düzgün, koyu portakal rengindedir. Meyve eti portakal renginde sert ve sulu, iyi lezzetli ve tatlıdır. Çok sayıda küçük poliembriyonik çekirdek vardır.

    mandalina11.jpg
    Fotoğraf 12: Fairchild mandalina

    Verimli bir çeşittir. Hafif periyodisite gösterir. Ağaçları kuvvetli, geniş taçlı ve sık yapraklı olup, hemen hemen dikensizdir. Kaliforniya ve Arizona'nın kurak bölgelerinde klemantine göre daha üstün vasıflı olduğu kanıtlanmıştır. Adana koşullarında iyi performans göstermektedir.

    Erkenci bir çeşittir. Olgunlaşma zamanı aralık-ocak aylarıdır. Meyveler olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde uzun süre kalabilir.

    2.11. Minneola Mandalina

    Minneola, Ducan altıntopu ile Dancy mandalinası melezidir. 1967 ve 1973 yıllarında ABD'den yapılan introdüksiyonlarla Türkiye'ye girmiştir. Ağaçları kuvvetli ve geniş taçlı, yaprakları geniş ve sivri uçludur. Meyveleri hafif uzun ve biraz boyunludur. Meyve kabuğu kırmızımsı-portakal renkli, düz, pürüzsüz ve az çok ete bağlıdır. Meyve eti portakal
    renginde, sulu, aromalı ve hafif mayhoştur. Çekirdek sayısı bahçedeki tozlayıcı sayısına bağlı olarak değişmekle birlikte, 7-12 adet arasında değişir.

    Oldukça verimli bir çeşit olup periyodisiteye eğilimlidir. Soğuklara oldukça dayanıklı bir çeşittir. Taşımaya ve depolamaya elverişlidir. Alternaria citri fungal hastalığına karşı hassasiyet gösterir. Orta mevsim çeşidi olup meyveleri ocak-şubat ayında olgunlaşır. 1980'li yıllardan sonra, özellikle Doğu Akdeniz Bölgesinde en fazla yayılan çeşittir; ancak, Alternaria citri fungal hastalığına hassasiyeti nedeniyle, üreticilerin bu çeşide olan talebi azalmıştır.

    mandalina12.jpg
    Fotoğraf 13:Minneola mandalina

    2.12. Fortune Mandalina

    Fortune, klemantin ile dancy mandalinası melezidir. Son yıllarda geççi çeşitlere olan eğilim yüzünden önem kazanmış bir çeşittir.

    Ağaçları, hızla büyüme özelliğinde ve yuvarlaktır. Meyvesini genellikle eteklerde ve taç içerisinde oluşturur. Meyveleri orta büyüklüktedir. Meyve kabuğu, koyu portakal renginde hafif pürüzlü, ince, meyve etine az bağlı ve kolay soyulabilir şeklindedir. Meyve eti portakal renginde sulu, tatlı ve lezzetlidir. Çekirdeksiz bir çeşittir. Çekirdek sayısı uygun
    tozlayıcıların bulunduğu bahçelerde artabilir.

    mandalina13.jpg
    Fotoğraf 14: Fortune mandalinası

    Soğuğa karşı dayanıklı bir çeşittir. Kaliforniya ve İsrail'de asit oranının istenilen seviyeye düşmesinin beklenmesi durumunda puflaşma ve meyve dökümleri görüldüğünden, üretimi yaygınlaşmamıştır. İspanya'da bahçe tesisinde en fazla kullanılan ikinci popüler çeşit olup mandalina fidanına olan talebin %15'inden fazlasını bu çeşit oluşturmaktadır. Henüz ülkemizde adaptasyon çalışmaları tamamlanmamıştır.

    2.13. Planellina Mandalina

    Planellina, owari çeşidinden göz mutasyonu sonucunda oluşmuş bir satsuma çeşididir. Owariden beş, Clausellina'dan iki hafta daha erkencidir. Meyve özellikleri ve kalitesi bakımından owariye çok benzer. Clausellina'dan daha sulu, ince kabuklu ve büyük meyveli bir çeşittir.

    mandalina14.jpg
    Fotoğraf 15: Planellina mandalina

    Çok erkenci bir çeşit olması nedeniyle pazara mandalina meyve arz periyodunu genişletmek için ümit var eden bir çeşittir. Ülkemiz için yeni çeşitlerden biri olup henüz adaptasyon çalışmaları yapılmamıştır.

    2.14 Nour Mandalina

    Nour, Fas'ta selekte edilmiş bir klemantin seleksiyonudur. Son yıllarda üretimine önem verilen geçici bir mandalina çeşididir.

    mandalina15.jpg
    Fotoğraf 16: Nour mandalina meyvesi

    Meyve kabuğu koyu portakal renginde, biraz pürüzlüdür. Meyve eti sulu ve iyi bir aroma ve lezzete sahiptir. Meyveler, ocak ortasında olgunlaşır ve kalitesinden kaybetmeksizin mart ayı başlarına kadar ağaç üzerinde bırakılabilir. Bu geççi özelliği nedeniyle son yıllarda dikkatleri üzerine çeken bir meyvedir. Nakliye ve depolamaya dayanıklıdır. Fas tarafından ABD ve Kanada gibi ülkelere ihraç edilmektedir. Ülkemiz için yeni bir mandalina çeşidi olan nour, pazara meyve arz periyodunu uzatmak açısından üzerinde durulması gereken bir çeşit olarak görülmektedir. Ülkemizde adaptasyon çalışmaları henüz yapılmamış bir çeşittir.
    adneser (29-03-2016) Bunu beğendi.
    Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz(Anonim)

  3. #3
    Moderatör ayoruk81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Nereden
    Düzce
    Mesajlar
    1.731
    Beğen
    1.376
    Beğenilmiş
    594
    2.15. Yerli Mandalina

    Yerli mandalina Türkiye'ye 20. yüzyılın başlarında Doğu Ege Adaları ile Filistin'den geldiği sanılmaktadır. Meyve kabuğu sarı-portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuk üzerinde sap kısmında hafif oluklar bulunur. Kabuk meyve etine hafif bağlıdır. Meyveler çabuk puflaşır, depolama ve taşımaya elverişli değildir. Meyveleri yuvarlak basık şekildedir. Meyve eti sarı-portakal renginde, sulu, kendine has güzel aromalı, lezzetli ve yüksek kalitelidir. Meyvede çok çekirdek bulunması sofralık değerini düşürmektedir.

    mandalina16.jpg
    Fotoğraf 17: Yerli mandalina

    Çok verimli olmasına karşılık, mutlak periyodisite gösterir. Oldukça sık dallı ve söğüt yapraklıdır. Düşük sıcaklıklara ve güneş yanığına duyarlıdır. Orta mevsim çeşidi olup genelde aralık sonu ocak ayında olgunlaşır. Olgunlaşma sonrası dökümlere son derece duyarlıdır. Daha çok Bodrum ve çevresinde yetiştirilmektedir.

    2.16. Kinnow Mandalina

    Kinnow mandalina çeşidi, Kaliforniya Üniversitesi’nde H.B Frost tarafından king ve yerli mandalinalarının melezlenmesi sonucu 1915 yılında elde edilmiş ve 1935 yılında isimlendirilip yetiştiricilere tanıtılmıştır.

    mandalina17.jpg
    Fotoğraf 18: Kinnow mandalina

    Meyve kabuğu hasat döneminde sarı-portakal renkli, parlak ve düzgündür; Kabuğun meyve etine bağlılığı sıkıdır puflaşma eğilimi azdır. Meyveleri basık yuvarlak şekillidir. Verimli bir çeşit olup ‘var’ yıllarında aşırı miktarda meyve tutması nedeni ile seyreltme yapılması önerilir. Mutlak periyodisite gösterir. Ağaçları kuvvetli büyür, geniş taçlı, yüksek boyludur. Dalları dikensizdir. Geniş mızrak biçiminde bol yaprakları vardır. Geççi bir çeşit olup meyveleri mart başında olgunlaşır. Olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde uzun süre kalabilir.

    2.17. Ankor (Enchor) Mandalina

    Menşei ABD’dir. 1965 yılında belirlenmiş, sarı portakal rengi olan bu mandalinanın meyve eti gevrek ve suludur. Meyve şekli iri ve basık, ağırlığı ortalama 100-120gr olur. Bol çekirdekli olan bu türde olgunlaşma mart-nisan aylarındadır.

    mandalina18.jpg
    Fotoğraf 19: Ankor (Enchor) mandalina

    2.18. Ortanik Mandalina

    Anavatanı Jamaika olan bu tür, açık portakal renkli ve hafif pürüzlüdür. Meyve eti portakal renginde bol suludur. Yassı, orta büyüklükte meyvelere sahiptir. Yetiştirildiği bölgeye göre çekirdek sayısı ve usare miktarı değişiklik gösterir. Hasat zamanı mayıshaziran aylarıdır.

    mandalina19.jpg
    Fotoğraf 20: Ortanik mandalina

    2.19. Kara Mandalina

    Kara, Kaliforniya Üniversitesi'nde H.B. Frost tarafından owari satsuma ile king mandalinalarının melezlenmesinden elde edilmiş ve 1935'te isimlendirilip yetiştiricilere tanıtılmıştır. 1967 ve 1973 yıllarında ABD'den yapılan introduksiyonlar ile Türkiye'ye girmiştir. Meyve kabuğu hasat döneminde sarı-portakal renkli ve pürüzlüdür. Kabuğun meyve etine bağlılığı orta sıklıktadır. Meyveler ağaç üzerinde bırakılırsa kalite önemli ölçüde kaybedilmeden muhafaza edilir ancak puflaşır. Depolamaya pek elverişli değildir. Meyveleri iri, basık yuvarlak şekillidir. Meyve eti koyu portakal renginde, gevrek ve suludur. Meyve başına ortalama 14.44 adet çekirdek düşmektedir. Verimli bir çeşit olup periyodisiteye eğilimi azdır. Ağaç orta kuvvette, yaygın ve üst kısmı yuvarlak bir taç oluşturarak büyür. Satsumaya benzer fakat daha kuvvetlidir. Düşük sıcaklıklara dayanıklıdır. Geççi bir çeşit olup meyveleri şubat sonu mart başında olgunlaşır. Türkiye koşullarında geççi bir çeşit olmasına karşın meyve kalitesindeki yetersizliği nedeniyle yetiştiriciliği yaygınlık kazanmamıştır.

    mandalina20.jpg
    Fotoğraf 21: Kara mandalina

    2.20. Dancy Mandalina

    Dancy mandalina 1860’larda Colonel G. L. Dancy tarafından meyve bahçesinde geliştirilmiştir. Dancy geniş, güçlü, yoğun yapraklı bir ağaçtır. Meyve, genellikle orta büyüklükte ve kutuplardan basıktır. İnce kırmızımsı ve kolay soyulan bir kabuğu vardır. Meyve eti çok tatlı portakal rengindedir.

    mandalina21.jpg
    Fotoğraf 22: Dancy mandalina

    2.21. Gold Nugget Mandalina

    Gold nugget; Kaliforniya Üniversitesi’nde geliştirilmiştir. Ağaç dik olarak çabuk gelişir. Gold nugget meyveleri orta büyüklüktedir, kutuplardan basık, portakal kabuğuna yakın kabuğu vardır. Meyve kabuğu kolay soyulur. Meyve eti parlak turuncu renkte ve çekirdeksizdir. Oldukça hoş bir tadı vardır. Hasat zamanı genellikle mart ayı başlarıdır.

    mandalina22.jpg
    Fotoğraf 23: Gold nugget mandalina

    2.22. Pixie Mandalina

    Pixie Kalifornia Üniversitesindeki B. H. Frost tarafından geliştirilen bir çeşittir. Ağaç genelde dik olarak ve hızlı büyür. Meyve hafif bir boyuna sahip ve kutuplardan basıktır. Kolay soyulabilen açık portakal renginde kabuğu vardır. Meyve eti çekirdeksiz, bol sulu ve portakal renginde, tatlı ve yumuşaktır. Pixie kış sonuna doğru olgunlaşır, istisnai olarak meyve ağaçta diğer türlere göre daha fazla kalır. Ilıman bölgelerde yaz aylarına kadar kaldığı bilinmektedir.

    mandalina23.jpg
    Fotoğraf 24: Pixie mandalina
    adneser (29-03-2016), Miss_Menas  (29-03-2016) Bunu beğendi.
    Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz(Anonim)

  4. #4
    Moderatör ayoruk81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Nereden
    Düzce
    Mesajlar
    1.731
    Beğen
    1.376
    Beğenilmiş
    594
    2.23. Ponkan Mandalina

    Ponkan; dünyada çok geniş bir üretim sahasına sahiptir. Çoğunlukla Çin, Hindistan, Brezilya taraflarında yetiştirilmektedir. Çok güçlü ve verimli bir ağaçtır. Orta hacimli bir meyve ağacıdır. Kalın kabuklu, kutuplardan basık bir meyvesi bulunur.

    mandalina24.jpg
    Fotoğraf 24: Ponkan mandalina

    2.24. Willowleaf Mandalina

    Yetiştirildiği yere göre isimler almasına karşın, ismi Akdeniz’den gelmektedir. Bu çeşidin 1800’lü yıllardan beri Akdeniz çevresinde yetiştirildiği bilinmektedir.Onu diğerlerinden ayıran iki ağacın özelliğini taşıyor olmasıdır. Orta boylu, yayılan ve sarkmış bir ağaçtır. Dallar mızrak gibi incedir. Meyve; orta büyüklükte, pürüzsüz, hafif kenardan basık, mis kokulu portakal rengindedir. Meyve eti, sulu, tatlı, hafif portakal tadı verir.

    mandalina25.jpg
    Fotoğraf 25: Willowleaf mandalina

    2.25. Daisy Mandalina

    Daisy; fortune ve fremont mandalinalarının çaprazlamasından, daha iyi bir mandalina elde etmek için düşünülüp geliştirilmiştir. Çekici, koyu portakal renginde, orta büyüklükte meyveleri vardır. Çok kolay soyulan bir kabuğa sahiptir.

    mandalina26.jpg
    Fotoğraf 26: Daisy mandalina

    2.26. Changsha Mandalina

    Teksas’ta Mr. John Cree tarafından geliştirilmiştir.Bu ağaç 1962-63 yılındaki Teksas soğuklarına dayanmasıyla tanındı. Meyvesi küçük, hafif ve çekirdeksizdir. Aynı zamanda bol sulu ve çok tatlıdır.

    mandalina27.jpg
    Fotoğraf 27:Changsha mandalina

    3. Genel İstekleri

    Mandalina yetiştiriciliği; emek, sermaye ve zaman isteyen bir konu olduğundan ekoloji, bahçe planlaması ve çeşit seçimi, doğru değerlendirmelerde bulunmak için çok iyi anlaşılması ve irdelenmesi gereken konulardır. Bir mandalina bahçesinin planlanmasında birinci adım çevreyle ilgili özelliklerin tespitidir. Ekoloji denildiğinde iklim ve toprak özellikleri anlaşılmaktadır.

    3.1. Toprak İsteği

    Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçları da en iyi, bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, mandalina ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir. Taban suyunun da genelde toprak yüzeyinden 1,5 m kadar altta olması istenir; aksi takdirde toprakta iyi bir drenaj yapılması gerekir. Toprağın kireç oranına karşı da duyarlı olan mandalina ağaçları için en uygun toprak pH'sı 5,5-6 olmalıdır.

    Dikimden önce arazinin toprağı, mutlaka analiz ettirilmelidir. Mandalina bahçesi tesis edilecek yerin toprak derinliği en az 1,5-2 m olmalıdır. Mandalina yetiştiriciliğinde üzerinde durulacak esas konu toprağın havalanan bir yapıya sahip olmasıdır; çünkü mandalina kökleri yüksek oranda oksijen ister ve havasızlığa çok duyarlı olup boğulma tepkisi gösterir. Bu sebeple toprak havalanan-süzek bir karakter taşımalıdır.

    Toprak işleme; tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının da çok derinlere inen kökleri vardır ama, köklerinin %90'ı, 0-90 cm derinlikteki yüzlek topraklardadır. Bu nedenle toprak işlemesi 10 cm derinliğe kadar yapılmalı ve ağacın köklerine zarar verilmemelidir. Bahçemizin yılda 4 kez, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde 15-20 gün aralarla çapalanması yeterli ve yararlı olacaktır. Yabani ot temizliği, böyle çapalamalarla olabileceği gibi, herbisit (ot öldürücü) ilaçlarla da yapılabilir.

    3.2. İklim İsteği

    Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının da en önemli isteği sıcak bir ortamda yetiştirilmektir. Bu ağacın yetiştiriciliğinin yapıldığı yerde sıcaklıklar -3, -4 derecenin altına düşmemelidir. -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda mandalina ağaçları donup ölebilir. Dayanamayacağı en yüksek sıcaklıklar ise, 45 derece ve üzeridir. Mandalina ağaçlarının gelişmesi 12, 13 derece sıcaklıkta başlar; 25-31 dereceler, gelişmenin en hızlı olduğu
    sıcaklıktır ve 37-39 derecelerde ağaçların gelişmesi durur.

    Meyve bağlamaları için en uygun sıcaklık 21 derecedir. Soğuk ve sıcak olarak sert esen rüzgârlar mandalina ağaçlarını kötü yönde etkilediğinden, bulundukları yerde hâkim esen rüzgârlara karşı rüzgâr kıranlar kurulmalıdır. Ayrıca mandalina ağaçlarının meyve dökümü ve meyvelerinin niteliği, havanın nem oranından etkilenir. Düşük nem oranlı hava, ağacın gelişimini ve meyve verimini kötü yönde etkilemektedir.

    4. Üretimi

    Fidan üretiminde kullanılacak tohumlar mutlaka virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz olduğu bilinen ağaçlardan alınmalıdır. Tohum üretiminde kullanılacak meyveler ağaç üzerinden hasat edilmeli, yere düşmüş meyveler tohum üretiminde kullanılmamalıdır; çünkü meyvelerin dolayısıyla tohumların mantari hastalıklarla bulaşması söz konusudur.

    mandalina28.jpg
    Fotoğraf 28:Mandalina fidanı

    Turunçgil yetiştiriciliğinde fidan temini çok önemlidir. Tüm çok yıllık kültür bitkilerinde olduğu gibi uygun olmayan arazi, anaç ve çeşit seçilirse geriye dönüşü çok zor olur.

    Alınan fidanların mutlaka sertifikalı olması gerekir. Fidanların kök ve toprak üstü organlarının sağlıklı olması gerekir.

    Anaç üretiminde kullanılan tohumların sağlıklı ağaçlardan alınması, bu meyvelerin yerden alınmayıp ağaçtan toplanması gerekmektedir. Tohumlar nemlendirilmeli ve toprak altı zararlılarına ve hastalıklarına karşı ilaçlanmalıdır.

    Üç yapraklı anacı dışında diğer turunçgil ağaçlarının tohumu olgun meyve içinden çıkarıldıktan hemen sonra ekilirse yüksek çimlenme oranını vermektedir. Ancak ekim genellikle ilkbaharda yapıldığı için, farklı zamanlarda olgunlaşan meyvelerden alınan tohumlar 4–7 ºC arasındaki sıcaklıklarda 8 ay depolanabilir. Alınan aşılı fidanlar kısa sert geçen ekolojilerde ilkbahar, öteki yerlerde sonbaharda dikim yapılmalıdır.

    4.1. Anaçlar

    Akdeniz bölgesinde yetiştiricilik olan bütün çeşitlerin, uygun anacı turunçtur. Satsuma mandalina yetiştirilecek yöreler için ise anaç olarak üç yapraklı melezleri uygun olmaktadır. Melezlerden troyer ve carrizo kullanılmaktadır.

    Turunçgiller, dünyada en fazla üretimi yapılan meyve grubudur. İnsan beslenmesindeki önemi, kendine has renk ve kokusu, kozmetik sanayinin ham maddelerinden oluşu bunun nedenlerinden bazılarıdır. Tohum ve diğer vegetatif yollarla da çoğaltılabilen turunçgiller hastalıklar, iklim ve toprak şartları nedeniyle çoğunlukla anaç üzerine aşılanarak çoğaltılmaktadır.

    1920’li yıllardaki Tristeza (Göçüren) salgını ve Florida’da meydana gelen don olayları sonunda dünyada turunçgil anaçları üzerine ciddi çalışmalar yapılmaya başlanmış ve değişik özellikte anaçlar ortaya çıkarılmıştır. Hastalık ve çevre şartlarına uyum yanında ağacı erken meyveye yatırmak, ağaç ömrünü uzatmak, verimi artırmak, sık dikim, meyve kalitesini yükseltmek gibi amaçlarla anaç kullanılmaktadır.

    İdeal bir turunçgil anacında aranacak özellikler:
    • Hastalık ve zararlılara dayanıklı olmalıdır.
    • Yörenin toprak özelliklerine uyumlu olmalıdır.
    • İklim koşullarına özellikle soğuklara dayanıklılık göstermelidir.
    • Anaç olarak kullanılan meyveleri çok çekirdekli olmalıdır.
    • Anaç çeşit tohumlarında poliembriyoni oranı yüksek olmalıdır.
    • İyi bir turunçgil anacının, aşılandığında anaç-kalem uyuşması bakımından son derece iyi özellikler göstermesi lazımdır.


    Soğuklara dayanmada en çok kullanacağımız üç yapraklı ve melezleridir. Ama diğer özelliklerini de göz önüne almak gerekir. Üç yapraklı anacı, kireçli ve tuzlu topraklarda hassasiyeti fazladır.

    Ülkemiz için genelde; Doğu Karadeniz Bölgesinde üç yapraklı, Ege’de sitranj (Carrizo ve Troyer), Akdeniz’de (Güney Ege dahil) turunç kullanılır.

    Önemli Turunçgil Anaçları
    Turunç (Citrus aurantium): 1920’li yıllara kadar dünyanın pek çok yerinde anaç olarak turunç kullanılmaktaydı. Ancak o yıllarda meydana gelen Tristeza (Göçüren) virüs hastalığı salgını sonucu dünyada yaklaşık 200 milyon turunçgil ağacı yok oldu. Bunun sonucu olarak hızlanan anaç çalışmalarıyla birlikte farklı anaçlar elde edildi ve turunç kullanımı geriledi.
    Turunç üzerine aşılı ağaçlar standart büyüklükte taç oluşturur. Çoğaltılması ve aşılanması kolaydır. Exocortis (cüceleşme) ve xyloporosis (gözenek) hastalıklarına dayanıklıdır. Uçkurutan (Phoma tracheiphila) hastalığına duyarlıdır. Bazı turunç anaçları Phytophthora’ya dayanıklı iken bazıları hassastır; çünkü bütün turunç anaçları aynı özellikte değildir. Ülkemizde Doğu Akdeniz kesiminde yapılan çalışma sonucu 31 adet farklı turunç klonu saptanmıştır. Turunç ağır topraklarda gelişebilir, kirece karşı dayanıklıdır ve kazık kök yapmaya eğilimlidir.

    mandalina29.jpg
    Fotoğraf 29: Turunç meyvesi

    Türkiye’de Muğla dahil tüm Akdeniz sahilinde anaç olarak kullanılır. Tüm Akdeniz Bölgesi’nde yaygın olarak kullanılan turuncun özellikleri şunlardır:
    • Kolay çoğaltılır.
    • Kireçli topraklara dayanıklıdır.
    • Tristeza (Göçüren) ve uçkurutan hastalıklarına duyarlıdır.
    • Bazı limonlar ve satsuma mandalina ile iyi uyuşmaz.
    • Cüceleşme, gözenek virüs hastalığı ve kök boğazı çürüklüğü hastalıklarına dayanıklıdır.
    • Ağır topraklarda gelişebilir, kazık kök eğilimi vardır.
    • Turunç üzerine aşılı ağaçlar standart taç oluşturur.
    • Dona dayanımı iyidir.


    [B][Üç Yapraklı (Poncirus trifoliata):/B] Subtropik koşullarda yaprağını döken bir anaçtır. Önemli özelliklerinden biri soğuğa dayanıklı olmasıdır. Ancak sıcak iklimlerde soğuğa hassastır. Kök sistemi nispeten küçük olup ağır-killi topraklara uyum sağlayabilmektedir. Phytophthora’ya dayanıklı, uçkurutan, tristeza (göçüren), xyloporosis (gözenek), psorosis (kavlama) hastalıklarına karşı toleranslıdır. Nematodlara, kirece ve tuza karşı duyarlıdır. Mekanik yolla taşınan exocortis (cüceleşme) hastalığına çok duyarlı olduğundan özellikle budama aletleri iyi dezenfekte edilmelidir.

    mandalina30.jpg
    Fotoğraf 30: Üç yapraklı anaç ve meyvesi

    Üç yapraklı, üzerine aşılı ağacı erken meyveye yatırır ve meyve kalitesini olumlu yönde etkiler.

    mandalina31.jpg
    Fotoğraf 31: Üç yapraklı anaç

    Türkiye’de nemli olan Doğu Karadeniz’de ve az miktarda Finike-Kumluca civarlarında kullanılır. Dünyada Brezilya, Akdeniz çevresi, Avustralya, Uzakdoğu (özellikle Japonya’da Satsuma mandalina için) ve A.B.D.’de kullanılmaktadır.
    Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz(Anonim)

  5. #5
    Moderatör ayoruk81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Nereden
    Düzce
    Mesajlar
    1.731
    Beğen
    1.376
    Beğenilmiş
    594
    Genel Olarak Üç Yapraklı (Poncirus trifoliata)
    Anaç Özellikleri

    • Kış soğuklarına en çok dayanan anaçtır.
    • Kök boğazı çürüklüğüne dayanıklıdır.
    • Akdeniz iklim kuşağında sorunları vardır. Daha çok Karadeniz ve Ege kıyı şeridinde yaygındır.
    • Erken verim alınmasını sağlar.
    • Cüceleşme hariç diğer virüs hastalıklarına dayanıklıdır.
    • Kireçli ve tuzlu topraklara dayanamaz, kloroz başlar. Nematod’a da duyarlıdır.
    • Satsuma mandalina için uygun bir anaçtır.
    • Bodurlaştırma özelliği vardır.


    Bu anaçların dışında dünyada bir kısmı önceleri kullanılmış bir kısmı az da olsa günümüzde de kullanılan anaçlar vardır. Turunçgil yetiştiriciliğinde anaç seçiminde anacın özellikleri yanında yetiştirilecek tür ve çeşit, iklim ve toprak şartları, hastalıklar göz önünde bulundurulmalı ve seçim dikkatli yapılmalıdır. Bir diğer önemli konu ise son yıllarda anaçlarda da çeşit kavramının gelişiyor olmasıdır. Bir anacın tüm bireyleri aynı özelliği gösteremeyebilir. Anaç seçiminde bu durum da dikkate alınmalıdır.

    Aşı
    Aşılama, bitkilerde uygulanan tohumsuz bir üretme şeklidir. Çoğaltılması istenilen çeşitten, bir gözün veya aşı kalemi adı verilen bir dal parçasının anaç adı verilen diğer bir bitki üzerine yerleştirilip tutturulmasıdır.

    Turunçgillerde aşı iki değişik zamanda yapılır. En iyi sonuç alınan aşılama zamanı eylül-ekim döneminde yapılan durgun göz aşısıdır. İlkbaharın girmesi ve fidanlarda filizlenmenin (sürgün) başladığı zamanlarda Mart'ın 20’sinden başlayarak nisan ve mayıs ayları içerisinde sürgün göz aşısının yapılma zamanıdır. Yukarıda belirtilen başlama tarihi mevsim şartlarına bağlı olarak daha önce veya daha sonrada başlayabilir. Burada önemli olan ağaçların uyanması, yeterli ısı ve bir don olma ihtimalinin uzak olmasıdır.

    Mandalina yetiştiriciliğinde daha çok göz aşısı uygulanır. Kalem aşı çok önerilmez. Çöğürlerin kabuk verdiği nisan – kasım ayları arasında aşı yapılabilir. Yaklaşık 2 cm kalınlığındaki çöğürlerin üzerine iyice pişkinleşmiş sürgünlerden alınan aşı gözleri, yerden 15 cm yükseklikten aşılanır. Aşı sonrasında çöğürlerde aşı sürmesi teşvik edilir. Göz gelişip sürgün oluşunca bitki herekle desteklenir.

    Verim çağındaki ağaçlarda ise çevirme aşı yapılabilir. Çeşit değiştirmek isteniyorsa, ana dal kesilir, çıkan ince dallar temmuz ayında aşılanır. Ana dallar anaca inmeden sırayla aşılanabilir. Bu aşıyla 4–5 yıl kazanılabilir.

    5. Bahçe Tesisi
    5.1. Mandalina Bahçesi Yerinin Seçimi

    Çok yıllık kültür bitkilerinin yetiştiriciliğinde gelecek 10-15 yılı kapsayan analizlere göre tesis kurulması uygundur.

    Mandalina bahçesi tesis edilecek yerin seçiminde, yetiştirilecek tür ve çeşit için en yüksek ve en düşük sıcaklıklar düşünülmelidir. Bahçe tesis edilecek yerin rüzgâr zararına karşı korunaklı olmasına dikkat edilmelidir. Bahçe, iç drenaja sahip olmalı ve bahçede yeterince derin ve verimli, yeknesak bir toprak bulunmalıdır. Ayrıca bahçede sulama için yeter miktarda ve iyi kalitede su kullanılmalıdır. Bahçe tesisi için seçilen alan, donlara sıkça maruz kalmamalıdır. Bahçenin en az on yıllık iklim kayıtları gözden kaçırılmalıdır. Don gölü oluşumuna uygun çukur ve alçak araziler ile vadi tabanlarında, bahçe tesisinden kaçınılmalıdır. Fazla yağış alan alçak arazilerde ise suyun drene edilebilme olanakları iyi araştırılmalıdır.

    5.2. Mandalina Bahçe Tesisi

    Fide Temini
    Mandalina yetiştiriciliği için, öncelikle, kaliteli fidan üretimi veya temini gerekir. Ticari turunçgil fidan yetiştiriciliğinde en çok kullanılan yöntem, çöğür anaçları üzerine istenilen çeşidi göz aşısı ile aşılamaktır. Mandalina ağaçlarından bol verim alınabilmesi için; bahçe tesisinde virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz, anaç-kalem uyuşması iyi, nematodlardan ari, adına doğru, bir örnek ve hızlı gelişme gösteren sağlıklı fidanların kullanılması gereklidir.

    Toprağın Hazırlanması
    Öncelikle tarlanın tesviyesi yapılmalı ve pulluk tabanı olarak anılan sert kısmın mutlaka patlatılması gerekmektedir. En iyi patlatma zamanı toprağın kuru olduğu eylül ayıdır.

    Tesviye ve patlatması yapılmış toprağın dikimden önce ocak - şubat aylarında uygun bir herbisit ile ilaçlanması, bahçe tesisinden sonra sorun yaratan yabancı otlara karşı alınan tedbirlerin başında gelir.

    Dikim Çukurlarının Açılması
    Geniş bahçelerin tesisinde çukurlar burgu ile açılmalıdır fakat burgu ile çukur açarken yaş ve ağır yapılı topraklarda, çukurun yan duvarlarında kaymak tabakası oluşur. Bel veya kürek ile bu sert tabaka alınmalıdır. Küçük alanlarda kazma ve kürek ile çukur açımı en yaygın yöntemdir.

    mandalina32.jpg
    Fotoğraf 32: Fide yalaklarını kazmak için kullanılan burgu makinesi

    Seçilen türün ve çeşidin ağaç büyüklüğüne, arazinin eğimine ve uygulanacak kültürel işlemler düşünülerek dikim yapılacak yerlerde ölçüm yapılarak fidan dikilecek sıralar oluşturulup dikim yerleri tespit edilir. Dikim için iki fidan arasının 6x6m olması uygundur. Çukurların açılmasında değişik teknikler kullanılmasına karşın en uygunu kürek ve bel ile açılmasıdır. Çukurlarda 35 - 40 cm çap ve 35 - 40 cm derinlik yeterlidir.

    Dikim
    Mandalina dikilecek alan önce tesviye edilir, fidan yerleri belirlenir. Kare, dikdörtgen ya da üçgen dikim yapılabilir. Fidanlar 60x60 cm çapında, 40–50 cm derinliğinde bir çukur açılarak bir dikim tahtası yardımıyla dikilir. Kazık kök kesilir. Makaslar seyreltilmiş Hypo ile temizlenmelidir. Dikim çukuruna 8–10 kg ahır gübresi konulabilir. Dikim sonrasında, fidan başına 30–40 litre can suyu verilmeli, fidan iyice tutuncaya kadar 10 günde bir sulanmalıdır. Güneşten korumak amacıyla, fidan gövdeleri kireç, tutkallı saman veya bezle kapanmalıdır.

    mandalina33.jpg
    Fotoğraf 33: Fidelerin toprağa dikimi

    Ülkemizde uygun dikim zamanı ilkbahar dönemidir. Şubat ortalarından nisan sonlarına kadar, dikime devam edilebilir. Dikimden önce, fidanlarda budama yapılmalıdır. Fidanların tutması ve gelişmesi için polietilen torbalarda yetiştirilen fidanlarda da, dikim budaması uygulanmalıdır. Polietilen torbalardaki fidanlar, genellikle gölge evlerinde ve seralarda yetiştirildiklerinden; dikimden önce, topluca 10-15 gün süreyle, güneş altında bekletilmelidir.

    Köklerin temizlenmesinden sonra fidan taşla doldurulmuş toprak üzerine konularak dikim yapılır. Mandalinalar derin dikilmemelidir.

    mandalina34.jpg
    Resim 2: Fidanın toprağa dikimini gösterir resim

    Dikim Sonrası Yapılacak İşler
    Fidanlar iyice tutuncaya kadar toprak tipine göre 10-15 günde bir sulanmalıdır. Fidanın dikiminden sonra dengeli ve sağlam bir taç oluşturmak amacıyla 60 cm’den tepe kesimi yapılmalıdır. Aşı noktası ile kesim yeri arasındaki mesafe 5-6 cm olmalıdır.

    Genç fidanların gövdeleri, güneşin zararından korumak amacıyla gazete kağıdı veya kalın kağıtla sarılmalıdır. Fidan büyüdükçe kâğıt yerine kireç badanası yapılmalıdır. Yalnız kireç tek başına kullanıldığında çabuk yıkanan ve dökülen bir maddedir; bunun için kirecin içerisine az miktarda beyaz tutkal karıştırılmalıdır.

    Sık aralıklarla dikilmiş eski bahçelerden, yeterli miktarda ve kaliteli meyve elde etmek için, ağaçların mutlaka seyreltilmesi gerekir. Bu suretle, her türlü bakım işlemi de kolay uygulanabilir hale gelecektir. Seyreltme, verilen plana uygun olarak, köşegen doğrultusunda yapılmalıdır.

    Mandalina Bahçesi kurulurken şunlara dikkat edilmelidir:
    • Toprak yapısı uygun olmalıdır. Çeşitlerin toleransları, kirece karşı farklı olabilir. Ör. limon hassas, Rize(mandalina) toleranslıdır.
    • Arazi çukur ve don tehlikesi olmamalıdır.
    • Taban suyu 1,5 m’ nin altında olmalıdır.
    • Sürekli ve hâkim rüzgâr varsa mutlaka rüzgâr kıran tesis edilmelidir.
    • Yüksek nispi nem olmalı,çünkü meyve kalitesi artar, usare miktarı yüksek olur. Nemin az olması haziran-temmuz aylarında küçük meyve dökümüne neden olabilir.
    • Mümkünse (Özellikle kış ve ilkbahar donları yaşanan bölgelerde) bahçeler güney yamaçlara tesis edilmelidir.
    • Mandalina fidanlarının dikim aralıkları, geniş taç yapan mandalinaların 5x5 m veya 4x6 m (40–42 adet/da), küçük taç yapan mandalinaların ise 4x3 m.(83 adet/dk.) aralıkla dikilmesi uygundur.
    • Bazı turunçgil çeşitlerinde kendine uyumsuzluk ve tozlayıcı gereksinimi vardır. Örneğin Minneola tanjelo, robinson ve nova çeşitleri tozlayıcı istemektedir. Fremont, lee çeşidi bu amaçla kullanılabilir.
    • Fidanlar sertifikalı olmalıdır.. Virüs ve virüs benzeri hastalıklardan ari ve nematodla bulaşık olmamalıdır.
    • Bahçe tesis edilmeden önce yaz aylarında (Temmuz, Ağustos, Eylül’de) dip kazan ile patlatmalıdır.



    KÜLTÜREL İŞLEMLER


    1. Sulama

    Genellikle, yaz aylarının sıcak geçtiği Akdeniz ve Ege Bölgelerinde, mandalinalarda sulama gerekir.

    Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının yıllık su gereksinimi de toprak tipi, iklim ve ağacın gelişimine bağlı olarak 800-1.200 mm arasında değişir. Sulama dönemi olan nisan ayının ortasından ekim ortalarına kadarki 7 aylık sürede, havaların kurak ve sıcak olduğu zamanlarda, ağaçlara 600-700 mm kadar su verilmesi gerekir. Sulama yetersiz kalırsa ağaç köklerini yayar, gelişimi yavaşlar, ürün verimi ve niteliği düşer. Aşırı sulamada, ağaçların kökleri havasız kalacağından kök çürüklüğü hastalığı başlar; ağaçların meyve verimi ve niteliği düşer. Mandalina ağacının sulama zamanının gelip gelmediği, en kolay şekilde şöyle anlaşılır; ağacın yaprakları akşam saatlerinde güneş batmadan önce solgunluk gösteriyor ve gece canlanıyorsa, ağacın sulama zamanı gelmiş demektir. Öğle zamanı gelen, geçici yaprak solgunluğuna aldanılmamalıdır.

    Toprak yapısına göre değişmekle birlikte;
    Fidanlarda 8–12 litre,
    Orta büyüklükteki ağaçlarda 40–60 litre,
    Tam gelişmiş ağaçlarda 100–200 litre su verilmesi gerekmektedir.

    Sulamanın kök gelişimi, ağacın taç gelişimi, meyve kalitesi ve verimi üzerine doğrudan etkisi vardır. Ancak aşırı su kök boğazı çürüklüğü ve kloroza sebep olur.

    Sulama şekillerine göre;
    Salma sulama olarak 600–750 mm,
    Yağmurlama sulama olarak 500–600 mm,
    Damla sulama olarak 300–400 mm yıllık su verilmesi gerekir.

    Sulama zamanını anlamak için ağacın genel solgunluk durumuna, toprak nemine bakılır ya da tansiyometre kullanılır. Tansiyometreler ağaç gövdesinden 1,5 m uzağa, toprağın 50–60 cm derinliğine yerleştirilir. Tansiyometre değeri yaz aylarında 50–70 cb (cantibar), ilkbahar aylarında ise 30–40 cb olduğunda sulama yapılır (Bu aletin kullanımı Limon Yetiştiriciliği modülünde anlatıldı.).

    mandalina35.jpg
    Fotoğraf 34 Sulama kanalları

    Tesviyesi iyi, eğimi % 0,2’ye kadar olan bahçelerde tava, eğimi % 0,05’e kadar olan yerlerde çanak, eğimi % 0,2–2 aralığında değişen yerlerde çizgi (karık) sulama yapılması uygundur.

    1.1. Sulama Yöntemleri

    Limonlarda olduğu gibi mandalinaların sulamasında da yapılan en önemli hata, göllendirme şeklinde yapılan salma sulama uygulamasıdır. Bu şekilde yapılan sulamalarda ağaçların gövdesinin ve kök boğazının ıslanması sebebi ile zamklanma vb. hastalıklara ortam hazırlanmaktadır. Özellikle ağır topraklı bahçelerde köklerin havasız kalmasına sebebiyet vermektedir. Bu yüzden göllendirme sulamada ve ağacın gövdesine bilhassa kök boğazına suyun temas ettiği sulama şekillerinde mutlaka kaçınılmalıdır.

    Karık sulama; tavsiye edilen sulama sistemlerinin en basitidir. Karığın sıklığı, boyu ve yapısı toprak yapısına göre değişir. Klasik karık sisteminde ağacın büyüklüğüne göre tacın hemen dışına ikili karık çekilir. Ağaçlar büyüdükçe önceden açılan iki karığın birleştirilmesiyle geniş şevli karık meydana getirilir. Karık sulama esnasında su son derece yavaş akmalıdır. Su hızlı akarsa toprağın derinliklerine inmeyecektir. Bu yöntemde sadece karıklara su verildiğinden diğer kısımları kuru kalacak ve bu kısımlarda yabancı ot gelişimi olmayacaktır.

    mandalina36.jpg
    Fotoğraf 35: Karıkla sulama

    Damla sulama; günümüzde verim, kalite ve yabancı ot mücadelesi bakımından en uygun sulama sistemidir. Damla sulama ile doğrudan kök çevresine su uygulanmakta olup karık sulama ve diğer sulama şekillerine göre az su kullanımı, iş gücü gerektirmemesi ve gübrelemede kolaylıklar sağlaması sebebiyle tercih edilen bir sistemdir. Yabancı ot mücadelesi sadece damla sulama uygulanan kısımlarda tatbik edilir. Yeni kurulacak bahçelerde mutlaka damla sulama sistemi tercih edilmelidir.

    Damla sulama ile sulanan bahçelerde, damla sulama borularının damlatıcılarının toprak üzerinde ıslattıkları yerler zaman zaman değiştirilmelidir. Eğer damlatıcılar toprağın sürekli aynı noktasını ıslatmaya devam ederse, bu kısımlarda toprakta tuz birikimi meydana geleceğinden ağaçlar olumsuz etkilenecektir.

    mandalina37.jpg
    Fotoğraf 36: Damlama sulama

    Yağmurlama sulama; yağmurlama sulama yönteminde su; arazi yüzeyine belirli aralıklarla yerleştirilen yağmurlama başlıklarından, belirli basınç altında püskürtülerek toprağa verilir. Diğer turunçgil meyvelerinde olduğu gibi mandalina bahçelerinde de çok fazla kullanılan bir yöntem değildir.

    2. İlaçlama

    Dünya turunçgil pazarlarındaki zorlu rekabetten ötürü, üretici olarak daha ekonomik ve çevreye uyumlu ürünler yetiştirmek, pazarlardaki rekabet gücümüzü artırarak ekonomimize olumlu katkılarda bulunacaktır. Buradaki amacımız; Türkiyedeki mandalina üreticilerinin, bahçelerindeki zararlıyı kolay teşhis ederek gereken mücadeleyi, bilinçli ve
    doğru yapmalarını sağlamaktır.

    Mandalina ağaçlarındaki hastalık ve zararlılarla, en yakın yetkili kuruma danışılarak alınacak uygun tarım koruma ilaçları kullanılmak suretiyle zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

    Günümüzde ürün kaybına neden olan hastalık, zararlı, yabancı ot vb. etmenlere karşı; kültürel önlemler, fiziksel savaş, biyolojik savaş, kimyasal savaş ve entegre savaş olmak üzere değişik mücadele yöntem ve teknikleri geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin her biri ayrı bir zararlı gurubunu baskı altına almaktadır; ancak bir bahçedeki tüm zararlıları aynı anda baskı altına alabilecek yöntem entegre mücadele yöntemidir(Entegre Mücadele Portakal Yetiştiriciliği modülünde anlatılmıştır.).

    Mücadeleye Başlamadan Önce
    Bahçemizde zararlılara karşı sık gözlem ve örnekleme yapmalıyız. Bu örneklemenin sıklığı kışın 3-4 haftada bir olacağı gibi yazın bu süre 1 hafta hatta zararlının durumuna göre 3-4 günde bir olabilir. Gözlemler neticesinde herhangi bir zarar var ise zararlıyı (hastalık, zararlı, nematod, yabancı ot vb.) tanıyamıyorsak örnek alıp en yakın tarım kuruluşuna götürmeliyiz. (Örnekleme, inceleme, tuzak ve darbe yöntemleri Limon Yetiştiriciliği modülünde anlatılmıştır.).

    Hastalık ve zararlılarla mücadelede geniş bilgi için TURUNÇGİL Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele konusuna göz atabilirsiniz.

    3. Gübreleme

    Tüm turunçgiller gibi hep yeşil yapraklı mandalina ağacı da topraktan çok fazla besin maddesi kaldırdığından gübreye gereksinimi de çoktur. Ağaçlara, bulunduğu ortam, yaş ve gelişmelerine uygun ve dengeli gübreleme yapmak için bütün bu faktörlerin ortak etkisini ortaya koyan yaprak ve toprak analizleri uygulanmalı; buna göre verilecek azotlu, fosfatlı ve potaslı kompoze gübre miktarları saptanmalıdır. Ayrıca eksikliği duyuluyorsa magnezyum, demir, mangan ve çinko da verilir. Mandalina ağaçlarına bu mineral gübrelerden başka, 2-3 yılda bir, iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi de yararlı olur.

    Analizler; eylül ortasından kasım başına kadar olan dönemde ve mutlaka uzman elemanlarca alınmalıdır. Bu analizleri yapan kuruluşlar, hangi gübreleri, ne zaman ve ne miktarda kullanacağımızı da önermektedir. Bu amaçla en yakın tarım kuruluşları ile iş birliği yapılmalıdır.

    Genelde, narenciye içerisinde en az mandalinalara gübre verilir. Gübrelemede, ilk uygulama kasım-aralık aylarında yapılır. Bu devrede, fosforlu ve potaslı gübrelerle, çiftlik gübresi; ağacın taç hizasına açılacak 15- 20 cm derinlik ve genişlikteki, çukur veya bant içerisine verilerek üzeri kapatılıp bahçe sulanır.

    İyi bir gübreleme programı yapılabilmesi için mutlaka toprak ve yaprak analizi yaptırılmalıdır. İlkbahar döneminde meydana gelen yapraklardan eylül-ekim ayında yaprak örneği alınabilir; ağaçların dört yanında, omuz hizasındaki sürgünlerin orta yapraklarından, birer yaprak olmak üzere, toplam 25 ağaçtan 100 adet yaprak alınır.

    Gübre Çeşitleri
    a. Organik Gübreler

    Organik gübreler; yapılarında bitki besin maddelerini organik bileşikler olarak bulunduran gübrelerdir. Organik gübrelerin, hayvan gübresi, yeşil gübre, kemik unu, kan tozu, boynuz ve tırnak tozu gibi çeşitleri vardır. Organik madde kaynağı olarak en çok ahır gübresi ve yeşil gübre kullanılmaktadır.

    b. İnorganik Gübreler
    Gübreler içerisinde en sıklıkla kullanılan tür, ticaret gübreleridir. Gübre bayilerinde satılan ticaret gübreleri, bileşimlerinde bir veya birden fazla bitki besin maddesini bir arada bulundurur. İşletme gübrelerinden farklı olarak yüksek miktarda bitki besin maddesi içerir ve suda kolayca çözünür.

    Gübreleme Şekilleri
    Gübre, toprağa; banda verme, serpme, üstten veya yandan gübreleme, püskürtme, damla sulama şekillerinden hangisi uygunsa o şekilde verilir. Gübreyi yukarda belirtilen şekillerden biri ile uyguluyorsak uygulamaya geçmeden önce, ne miktarda verileceğinin belirlenmesi önemli bir konudur.

    mandalina38.jpg
    Fotoğraf 37: Mandalina ağaçlarında banda uygulama yöntemi

    Gübrenin az veya fazla verilmesinin pek yararı olmayacağının da bilinmesi gerekir. En uygun gübre türüne ve miktarına karar verebilmek için, mutlaka ekilecek bahçeden toprak örneği alınmalı ve tahlil yaptırılmalıdır.

    4. Budama ve Destek Sağlama

    Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarına da şekil ve ürün budamaları uygulanır ve genellikle ağaçlara kase şekli verilir. Şekil budamasına, ağaçların ürün vermesiyle başlanır. Turunçgillerin budanması ustalık isteyen bir iştir. Budamanın, ağaçları iyi tanıyan kişiler tarafından yapılması olumlu sonuçlar verir. Mandalina ağaçlarında kurumuş, ezilmiş, kırılmış, hastalanmış, yaralanmış, berelenmiş ve yaşlanmış dallar kesilip çıkarılmalıdır. Ayrıca obur dalların kesilip ayıklanması da gerekir.

    Mandalinalarda Budama Zamanı
    Mandalinalarda budamanın en uygun olduğu zaman ilkbahar don tehlikesinin geçtiği ve ilkbahar sürgünlerinin başlamadığı dönemdir. Uçkurutan hastalığının etmeni 18ºC’nin altında çok etkili, 30ºC’nin üzerinde etkili değildir. Burada maksat, budama yapıldığı zaman uçkurutan etmeninin olmadığı ve yapılan kesimlerden sonra gözlerin uyanmayacağı bir zaman dilimini yakalamaktır. Bu zaman ülkemiz için ekim ayı sonu kasım başı gibidir. Budamadan hemen sonra sürgün sürmeden kışa girilmiş olur. Uçkurutan hastalığı gibi özel durumlar hariç olmak üzere, budama ağaçta meyve olmadığı veya toplandıktan sonra yapılmalıdır. Eğer ağaçlar periyodisite gösteriyorsa meyvenin yok yılında budama yapılmalıdır. Ağaçta gövdeden çıkan obur dallar her zaman alınmalı ve bunların büyümesine izin verilmemelidir.

    Budama şekilleri ve budamada dikkat edilecek hususlar Limon Yetiştiriciliği modülünde anlatılmıştır.

    Destek sağlama genellikle yeni tesis edilen bahçelerde genç mandalina fidanlarının rüzgar ve benzeri etkilerden dolayı devrilmesini önlemek amacıyla hereklere bağlama şeklinde yapılır.

    5. Yardımcı Kültürel İşlemler

    Hormon uygulaması; mandalinalarda bitki gelişmesini düzenleyiciler (hormonlar) genellikle; meyve tutumunun artırılması amacıyla kullanılır. Bununla birlikte, bazı çekirdeksiz çeşitlerde haziran dökümü ve hasat önü dökümlerinin azaltılması için de kullanılabilir. Bunun için, resmi kuruluşlardaki uzmanlara başvurulmalıdır; aksi halde, beklenilen amacın tam tersi bir tepki elde edilebilir.

    Toprak işleme; tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarının da çok derinlere inen kökleri vardır ama köklerinin %90'ı, 0-90 cm derinlikteki yüzlek topraklardadır. Bu nedenle toprak işlemesi 10 cm derinliğe kadar yapılmalı ve ağacın köklerine zarar verilmemelidir. Bahçemizin, yılda dört kez, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde 15-20 gün aralarla çapalanması yeterli ve yararlı olacaktır. Yabani ot temizliği, böyle çapalamalarla olabileceği gibi, herbisit (ot öldürücü) ilaçlarla da yapılabilir.


    ÜRÜNÜNÜZ BOL VE BEREKETLİ OLSUN


    Kaynak: MEGEP ( MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ )
    Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz(Anonim)

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •